Diyabetin Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2000’li yılların başında pandemi ilan edildiğini belirten Doç. Dr. Burak Erden bu hastalığın tüm dünyada katlanarak arttığını, Türkiye’de de yapılan son araştırmalara göre diyabet oranının tahmin edilen rakamdan yüksek olduğunu söyledi. Doç. Dr. Burak Erden Türkiye’deki durumu; ‘Ülkemizde veriler biraz kısıtlı ancak TURDEP denen bir çalışma var. İlk rapor 1998 yılında yayınlanmıştı. TURDEP’in o günkü verilerine göre Türkiye’de diyabet sıklığı yüzde 7,5’ti. 2010’da TURDEP ikinci raporunu açıkladı. Hepimiz beklenmedik bir sonuçla karşılaştık. Türkiye’de diyabet sıklığı iki kat artarak yüzde 13,7 olmuştu. Bu çok ciddi bir artış. Beklenen rakam yüzde 8’di. Hatta kesinlikle 9’un altında olur zannediliyordu.’ sözleriyle açıklıyor.
“Şeker hastalığı önlenebilir körlük sebebidir”
Doç. Dr. Burak Erden şeker hastalığının göz sağlığı ile olan ilişkisini ise şu sözlerle açıklıyor; “Şeker hastalığı gelişmekte olan ülkelerde her türlü sosyo-ekonomik seviyede geçerli olmak üzere önlenebilir bir körlük sebebidir. Şeker hastalığı geçen yıllarla birlikte hastanın görme fonksiyonlarını etkileyebiliyor. Bunlar bir göz muayenesi ile yakalanabilecek, erken yakalandığında da çeşitli tedaviler ve önlemlerle engellenebilecek şeyler.”
Gözün arkasında tıkanıklık, kanama ve sızma gibi belirtilerin tehlike arz ettiğini vurgulayan Doç. Dr. Burak Erden bu tip ilerleyici hastalıklarda hekimler olarak hastalıkla adeta yarış içerisine girdiklerini söyledi.
Tip 1 ve Tip 2 diyabet hastalarının yıllık kontrollerini yaptırmaları gerektiğini hatırlatan Doç. Dr. Burak Erden özellikle Tip 2 diyabet teşhisine sahip olan kişilerin bir an önce göz doktoruna gitmeleri gerektiğini belirtti. Gözle ilgili tedavi süreçlerinde diyabet doktoru ile koordineli olarak çalıştıklarını ifade eden Doç. Dr. Burak Erden, “Anjiyo ve 8.25 gibi filmler çekiyoruz. Sızıntıların miktarını, kanayabilecek alanları tespit ediyoruz. Eğer gözde sızıntı varsa ve görme merkezine yakınsa gözü, göz içi enjeksiyonlarıyla tedavi ediyoruz. Bu yöntemler hastanın görmesini tamamen düzelttiği gibi hastalığı da geriye çevirebiliyor. Ardından gerekirse lazer yapıyoruz. Genellikle lazeri hastalığın ilerlemesini durdurmak için yapıyoruz. Lazer uzun vadeli bir tedavidir. Lazer yaptığımız hastalar kolay kolay kanayarak körlüğe doğru gitmez” dedi.
“40 yaş ve üzeri insanların chek up işlemlerini daha düzenli yaptırmaları gerekiyor”
Doç. Dr. Burak Erden son olarak göz hekimliğinin artık prediyabet evresinde bile göz bulgularını yakalayabildiğini, hasta henüz şeker olmadan şeker adayı olduğunu göz muayenesi yaparak ortaya çıkarabildiğini söyledi. Doç. Dr. Burak Erden; “Ailede özellikle şeker hastalığı olan her bireyin kendisini bu yönden en azından iki yılda bir kontrol ettirmesi lazım. Özellikle Tip 2 diyabet tanısı konur konmaz hasta göz hekimine gönderilmeli. Tip 2 diyabet tanısı genellikle ortalama dört-beş yıl gecikmeli olarak teşhis ediliyor. 40 yaş ve üzeri insanların chek up işlemlerini daha düzenli yaptırmaları gerekiyor” diyerek diyabete karşı tedbir almanın önemine vurgu yaptı.



