Bazen hayat kalitemizi ve günlük performansımızı olumsuz etkileyebilen kontakt lensler ve gözlüklerle ilgili çözüm bulmak isteriz. Bu çözümlerle ilgili alternatifleri Medicana Çamlıca Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Rumil Babayev ile konuştuk.
Konuya refraktif cerrahinin kelime anlamı ile başlayalım. Bu sözün anlamı nedir?
Sözlük karşılığı olarak “refraksiyon”, ışığın (görüntünün) kırılması, “refraktif” ise ışığın kırılmasına yönelik konu anlamına gelir. Optik fizikten çoğumuz hatırlarız, ışık bir ortamdan farklı bir ortama geçerken kırılmaya maruz kalır. Aslında gözde de buna benzer bir olay gerçekleşmektedir. Işık veya görüntü, gözün ön segment yapılarından geçip gözün arka kutbundaki görme merkezine yansıyana kadar geçtiği süre zarfında farklı optik ortamlara maruz kalmaktadır. Eğer ki görüntü, gözün optik sisteminde kırılması gereken oranlarda değil, orantısız olarak kırılır ve görme merkezine odaklanmazsa, bulanık görme ortaya çıkar. Başka bir göz sağlığı sorunu olmayan bireylerde bu gibi net görememenin genelde iki sık nedeni vardır;
1. Ya kırma kusuru vardır. Miyop, astigmat ve hipermetrop, bir birinden farklı bu üç ayrı tanım size zaten tanıdık gelecektir. Bunlar refraktif sorunlardır. Eğer 40 yaşınızdan önce gözlük kullanmaya başladıysanız bu tanılardan birini veya ikisini almış olabilirsiniz.
2. Ya da yaşınız 40’ı geçmiş, yakın mesafede uyum problemi yaşıyor olabilirsiniz. Okuma veya bilgisayar mesafesinde çalışırken görmekte (okumakta) zorlanma şikayeti ile göz hekiminize başvurursunuz. Bu durumda presbiyopi tanısı alırsınız. Artan yaşla birlikte uyum yapmakta zorlanma (akomodadyon) problemidir.
Bu durumlarda bulanık görüntüyü düzeltmek için göz hekiminiz size gözlük veya kontakt lensler reçete edecektir, ama siz bunlardan birini veya hiç birisini kullanmak istemezsiniz, bunlardan kurtulmak için çare ararsınız. Kimi zaman kendinize yakıştıramaz, kimi zaman da sizin yardımcı araçlarınız olduğu halde tam tersi, bir engel olarak görürsünüz. Kimileri de mesleki performansı ve hayat kalitesini düşürdüğünden şikayet eder.
Gözlük ve/veya lens kullanmak istemeyen ancak refraktif ve uyum problemleri için alternatif arayanlara; titiz bir tarama, detaylı göz muayenesi, hassas ölçüm ve çekim cihazlarında tetkikler yaparak, doğru teşhisle kişiye özel planlanan farklı yöntemleri ve tedavileri refraktif cerrahi başlığı altında birleştirebilirsiniz.
Refraktif Cerrahi nedir?
Kornea hastalıklarındaki tanı ve tedavi yöntemleri refraktif cerrahi olarak adlandırılır. Astigmat, miyop ve hipermetrop gibi göz hastalıkları, refraktif cerrahisi tarafından tanımlanır ve tedavi edilir. Bu göz hastalıklarının tedavisinde uygulanan yöntemlerden en yaygın olanı lazerdir. Ancak bazı kişilerde bulunan kırma kusurlarının aşırı düzeyde ilerlemesi durumunda, lazer tedavisi yerine başka alternatif yöntemlere başvurulur. Günümüzde sıkça başvurulan ve güvenle uygulanan refraktif cerrahileri başlıca iki sınıfta toplayabiliriz.
1. Korneaya bağlı işlemler: Gözün ön segmentinde yer alan, saat camı gibi saydam bir yapı olan korneaya lazerle yaptığımız işlemlerdir. Korneanın lazerle yeniden şekillendirilmesidir.
2. Göz içi merceğine bağlı işlemler: Öncekinden farklı olarak göz yüzeyinin değil, göz içinde yerleşen merceğin operasyonlarıdır. Bu operasyonlarla ya mercek değiştirilir ya da mercek değiştirilmeden üzerine kalıcı ek bir lens yerleştirilir.
Refraktif Cerrahiye konu olan göz rahatsızlıkları nelerdir?
Önce gözün kırma kusurunun ne olduğunu tanımlamakla başlayalım. Miyop, hipermetrop ve astigmat gibi göz hastalıkları sonucunda, görme duyusundaki kırma kusurları meydana gelir. Korneaya giren ışıkların retinaya düzgün bir şekilde gönderilmemesi, cisimlerin algılanmasında sorun oluşturur. Böylece astigmat, miyop ve hipermetrop gibi görme bozuklukları oluşur.
Miyop olan kişiler, yakındaki cisimleri çok iyi görebiliyorken, uzakta yer alan cisimleri net göremezler. Göz kornea tabakasının aşırı dik ya da gözün ön arka çapının normalden daha çok olması sebebiyle miyop hastalığı ortaya çıkar. Genetik bir rahatsızlık olan miyop, 8 – 12 yaş aralığında fark edilir. 6. seviyedeki bireylere basit miyopi tanısı konulurken, daha büyük derecelere ise yüksek miyopi tanısı konulur. Yüksek derecede miyopi görme bozukluğu olan bireylerde bu rahatsızlık, 20 yaşından sonra büyümeye devam eder ve bireylerin görüş kalitesi zarar görür.
Hipermetropi için miyopinin tersidir diyebiliriz. Bu rahatsızlığı yaşayan kişiler, yakındaki cisimleri görmede zorlanır ancak uzaktaki cisimleri görme konusunda bir sıkıntı yaşamazlar. Cisimlerden yansıyan ışıkların retina tabakasının arka kısmına odaklanmasından dolayı bu sorun meydana gelir. Hipermetropi görme bozukluğunun ileri seviyelerinde ise, uzağı görme konusu da bir sorun haline gelir. Çünkü bir kişi, uzaktaki nesneleri seçmede de bir takım zorluklar yaşayabilir. Göz arka çapının az olması ya da kornea tabakasının düz olması bu hastalığa neden olur. Ayrıca kalıtımsal bir rahatsızlıktır diyebiliriz.
Astigmat, hem yakını hem de uzağı görme sorununa astigmat denir. Genetik bir rahatsızlık olan astigmat, aile bireyleri ile benzerlik göstermeyebilir.
Presbiyopi, ilerleyen yaşlarda, lens tabakasının sertleşmesi sonucunda ortaya çıkan bir hastalıktır. Gençlik zamanlarında elastik bir yapıya sahip olan göz lensi, hem yakınındaki hem de uzağındaki nesnelere kolaylıkla odaklanır. Ancak 40 yaşından sonra bu lens elastik özelliğini kaybeder ve sertleşir. Bunun neticesinde ise, yakın ya da uzaktaki nesneler seçilemez hale gelir.
Refraktif Cerrahi yöntemleri nelerdir?
Sıkça yaptığımız işlemlere
• Fotorefraktif keratektomi (PRK),
• LASİK,
• LASEK,
• Excimer Lazer (iLASİK),
• SMİLE örnek gösterilebilir.
Bu işlemlere aşağıda sıralanan tanıları almış gözler aday olabilir.
• Astigmatizma (genelde korneanın kırma kusuruna bağlı olarak ortaya çıkar)
• Miyopi (göz çapının normalden daha uzun boyutlarda veya kornea kırıcılığının yüksek olduğu durumlarda ortaya çıkar)
• Hipermetropi (göz çapının normalden daha kısa boyutlarsa veya kornea kırıcılığının düşük olduğu durumlarda ortaya çıkar)
• Miyopi ve Astigmatizma bir arada
• Hipermetropi ve Astigmatizma bir arada
Bu tanıları alan ve göz doktoru tarafından yapılan muayene ve değerlendirme sonucunda uygun aday olduğu öğrenilen kişilerde lazerle yapılan işlemlerde yüksek başarı oranına sahip sonuçlar alınmaktadır. Kişiye erken iyileşme ve hızlı toparlanma süreci gibi konfor sunmaktadır.
Sıkça uyguladığımız işlemlerden örnek vermek gerekirse…
En başta elbette kişinin detaylı muayene ve titiz tetkiklerden geçirildiğini asla ve asla unutmamamız gerekiyor.
Yakın gözlük kullanmak zorunda kalan 40 yaş üstü bireylerde, varsa uzak ve yakın gözlüğünden aynı anda kurtulmak isteyenlere yaptığımız mercek değişiminden bahsedebilirim. Şeffaf mercek değişimi diye tanımladığımız bu operasyonda danışanlarımızın kendi merceklerini alıp yerine “akıllı mercek” diye bilinen multifokal (çok odaklı) mercek yerleştiriyoruz. Bu yöntem kişiye uzak, yakın ve orta mesafede gözlüksüz net görüş sağlamaktadır. Bunu fakoemulsifikasyon tekniği ile yapıyoruz ve genelde kendi doğal merceğinde katarakt (bulanıklaşmış mercek) oluşan danışanlarımıza uyguladığımız bir işlemdir. Tek işlemle hem katarakttan hem de gözlük derecelerinden kurtaran, çok tatmin edici ve başarılı sonuçlar aldığımız bir işlemdir.
Kataraktın henüz gelişmediği durumlarda yaptığımız müdahale de, yine aynı fakoemülsifikasyon tekniği ile gerçekleşmektedir. Burada işlemin yapılma amacı sadece gözlükten kurtulmaktır ve her iki tarafın ortak kararı ile uygulanmaktadır. Şeffaf mercek değişimi diye tanımladığımız yukarıda bahsettiğim bu işlemlerin sonucunda bireyler gözlük numaralarından kurtuldukları için ve ileride bir daha katarakt gelişmeyeceği için sonuçlar her şekilde tatmin edicidir.
Göz içi merceği değiştirilmeden, üzerine ek bir lens konularak yapılan işlemden de bahsedelim. Bazı yüksek numaralı kişilerin gözleri lazerle sıfırlama işlemine aday olamıyorlar, göz yapılarının ve derecelerinin bu işleme müsaade etmediği durumlar oluyor. Bu durumda katarakt gelişmemiş ise ve diğer föz parametreleri de bu işlem için uygun ise kendi merceklerini almadan, sadece merceğinin üzerine gözün optik gücünü değiştirecek kalıcı ek bir lens yerleştiriyoruz. Göz içi merceğe bağlı cerrahi sınıfında yapılan bu işlemi genelde miyoplarda, hem miyop hem astigmat olanlar da gerçekleştiriyoruz.
Refraktif cerrahi günümüzde yaygın kullanılan bir cerrahi yöntem olmuştur. Detaylı tetkikler sonrası bu işleme uygun olup yöntemin uygulandığı hastalarımızda yüz güldürücü başarı oranı oldukça yüksek sonuçlar almaktayız.



